Bilgisayar nedir
Bilgisayar, sizden bir şey alan, onun üzerinde çalışan ve sonucu geri veren bir makinedir. Bu tek cümle dizüstü için de doğrudur, telefon için de, az önce bu sayfayı size gönderen makine için de.
- Ders 1 / 12
- Başlangıç
- Ücretsiz, kayıt yok
Her bilgisayarda bulunan beş şey
- Giriş
- İşleme
- Bellek
- Depolama
- Çıkış
Bu beşi parça değil, roldür. Bir telefonda beşi de tek bir gövdenin içindedir; bir sunucuda ise girişin ve çıkışın fiziksel bir biçimi hiç yoktur.
Son kontrol: Bu dersteki bilgiler ve araç adları bu tarihte kaynaklarıyla yeniden doğrulanır.
Bilgisayar tam olarak ne yapar?
Üç iş, hep bu sırayla. Bir şeyi alır, üzerinde çalışır, bir sonuç çıkarır. Bu üçünün resmi adı giriş, işleme ve çıkıştır ve insanların bilgisayar dediği her şeyde bu üçünü bulursunuz.
Basit bir örnek. Hesap makinesine iki sayı girersiniz: tuşlara basmak giriş, toplamak işleme, ekranda beliren sayı çıkıştır. Şimdi bunu bir mesajlaşma uygulamasıyla karşılaştırın. Mesajı yazmak giriş, karşı tarafa ulaştırmak işleme, muhatabınızın gördüğü mesaj ise çıkıştır. Örnek değişti, üç iş aynı üç iş kaldı.
Bu üçünün arasında, sade anlatımların genellikle atladığı iki şey daha durur ve onları atlamak resmi bozar: bellek ve depolama. Bellek, makinenin tam şu anda ihtiyaç duyduğu şeyleri tuttuğu yerdir. Depolama ise makine kapandıktan sonra da şeylerin kaldığı yerdir. Farka biraz aşağıda döneceğiz, çünkü burası neredeyse herkesin başlangıçta yanlış anladığı yerlerden biri.
Makinenin boyutu ve fiyatı bu tanımla ilgisizdir. Cepteki bir hesap makinesi bu üç işi yapar, bir süper bilgisayar da aynı üçünü yapar. Fark hızda ve aynı anda yürüyen iş sayısındadır, işin doğasında değil.

Peki telefonum da bilgisayar mı?
Evet ve bunu size daha önce birinin söylemesi gerekirdi. Telefonunuz eksiksiz bir bilgisayardır. İşlemcisi var, belleği var, depolama alanı var; girişi dokunmatik ekran, mikrofon ve kamera, çıkışı ise ekran ve hoparlör. Dizüstünden tek farkı biçimi ve hangi işler için yapıldığıdır.
Bilgisayar kelimesini masada duran o kutuya saklamaya alışmışız. Bu dilsel bir alışkanlık, teknik bir ayrım değil. Onu bıraktığınızda birkaç şey yerine oturur: telefon neden dizüstü gibi yavaşlar, alanı neden dolar ve neden ona da arada bir güncelleme gelir. Bunların hepsi bir bilgisayarın başına gelen şeylerdir ve telefon da onlardan biridir.
Alışkanlığı tamamen kıran bir olgu var: insanların bilgisayar dediği ilk makinelerin ne bizim bildiğimiz ekranı vardı ne de klavyesi. Yanıtı kâğıda basıyor ya da lambalarla gösteriyorlardı. Bilgisayar Tarihi Müzesi o makinelerin fotoğraflarını saklıyor ve onlara bakmak meseleyi bitiriyor: bilgisayar olmak ekran sahibi olmak değildir.
Evinizdeki bilgisayar olan altı şey
Bunların hiçbirine istediğiniz programı kuramazsınız. Bilgisayar olmak, aynı üç işi yaptıkları anlamına gelir; her şeyi yapabildikleri anlamına değil.
Donanımla yazılım arasındaki fark nedir?
Bu derste gerçekten öğrenmeniz gereken tek ayrım budur. Geri kalan her şey bundan çıkar.
Donanım, düşürürseniz kırılan kısımdır. Ekran, klavye, işlemci, bellek, batarya. Ağırlığı olan, elinize alabildiğiniz şeyler.
Yazılım ise talimattır. Donanıma ne yapacağını söyleyen yazılı bir metin. Windows yazılımdır, telefonunuzdaki mesajlaşma uygulaması yazılımdır, bu sayfayı okuduğunuz tarayıcı yazılımdır. Makineyi pencereden atın, donanım kırılır ve yazılıma hiçbir şey olmaz, çünkü ortada kırılacak fiziksel bir şey zaten yoktu.
Biri diğeri olmadan işe yaramaz. Yazılımsız donanım, yalnızca ısınan pahalı bir kutudur. Donanımsız yazılım, hiçbir yerde çalışmayan bir metindir. Bu ikisini buluşturan şey işletim sistemidir: işi donanımı yönetmek ve diğer yazılımların ona ulaşmasını sağlamak olan yazılım. Windows, Android ve iOS bu tek işi yapar.
Bu ayrımın ilk günden işinize yarayacak pratik bir sonucu var. Biri bilgisayarım bozuldu dediğinde ilk soru hangi yarısı olduğudur. Makine hiç açılmıyor mu? Bu donanımdır ve tamircinin işidir. Açılıyor ama bir program açılmıyor ya da hata veriyor mu? Bu yazılımdır ve çoğu zaman kendiniz halledersiniz.
Donanım, yazılım ve aralarında duran şey
Donanım
ağırlığı olan ve kırılabilen her şey
- Ekran, klavye, batarya
- Göz önünde olmayan işlemci ve bellek
- Kurmakla değil, satın almakla değişir
Yazılım
ne olması gerektiğini söyleyen bir metin
- Tarayıcı, mesajlaşma uygulaması, fotoğraf düzenleyici
- Kurup kaldırarak değişir
- Makine kırılsa da o sağlam kalır
Bu ikisini buluşturan şey işletim sistemidir
İşletim sistemi
diğer yazılımların donanıma ulaşmasını sağlayan yazılım
- Windows, Android, iOS, Linux
- Hangi programın ne kadar bellek alacağına karar verir
- O olmasa her program her parçayla kendisi konuşmak zorunda kalırdı
Sınır her zaman temiz değildir. Parçaların içine yazılmış, onlarla birlikte satılan küçük bir yazılım katmanı vardır ve kullanıcı onu normalde hiç görmez.
Bellek ile depolama aynı şey değildir
Başlangıçta neredeyse herkes bu ikisini karıştırır ve satıcılar da yardımcı olmaz, çünkü ikisi de gigabayt ile ölçülür.
Bellek, yani RAM, makinenin çalışma masasıdır. Şu anda açık olan her şey o masaya serilmiştir. Daha büyük bir masa, aynı anda daha fazla şeyi açık tutabilmeniz demektir. Makine kapandığında masa boşalır, üzerinde hiçbir şey kalmaz.
Depolama ise aynı masanın çekmecesidir. Oraya koyduğunuz her şey makine kapanıp açıldıktan sonra da yerindedir. Fotoğraflarınız, videolarınız ve dosyalarınız burada durur.
Yani bir telefon kutusunda büyük bir gigabayt sayısı yazıyorsa, neredeyse her zaman kastedilen çekmecedir, masa değil. Ve makine birkaç program açıkken yavaşlıyorsa, genellikle küçük olan masadır, çekmece değil. Ayrıntıları bilgisayar parçaları dersinde geliyor; bugünlük bu ikisini karıştırmamanız yeterli.
Şimdi bununla ne yapacaksınız?
Bu sayfayı yeniden okumaktan daha değerli, on dakikalık bir iş: gidin ve bu beş parçayı kendi cihazınızda bulun.
Girişleri görebilirsiniz: klavye, fare, dokunmatik ekran, mikrofon, kamera. Çıkışları da: ekran, hoparlör ve varsa yazıcı. İşlemciyi ve belleği göremezsiniz ama adları cihazın bir yerinde yazılıdır; Windows'ta Ayarlar içinde, Android'de Telefon hakkında bölümünde. Depolama da size ne kadar alan kaldığını söyleyen yerdir.
Bu beşini kendi makinenizde bir kez gördükten sonra bu yoldaki bir sonraki ders anlam kazanmaya başlar: aynı beş parça farklı makinelerde hangi biçimleri alır ve web sitelerinin üzerinde oturduğu bilgisayar neden sizin dizüstünüze benzemez. Herkesin konuştuğu yapay zekânın bu beşinden hangisine bindiğini merak ediyorsanız, yapay zekâ nedir dersi bunu yanıtlıyor.
Bu işte yapay zeka
Bu, iyi dil modellerinin tam da işidir: bir insana sormaya utanacağınız soruları yanıtlamak. Kutudaki şu kelime ne demek, bu mesaj bana ne söylüyor, bu ikisinin farkı ne. Yanıt hemen gelir ve kimse sizden bıkmaz. Ama baştan bir kurala uyun: yazın, yapıştırmayın. Soruyu elinizle yazın ve aldığınız yanıtı kendi makinenizde deneyin. Öğrenme gözle değil parmakla olur; yalnızca yanıtı kopyalayan biri bir dahaki sefere aynı soruyu yine sorar.
Gerçekten işe yarayan araçlar
- Gemini Öğrenmek için Guided Learning adında ayrı bir kipi var: yanıtı vermek yerine soru sorar ve sizi adım adım sonuca götürür. Google bu kipi Eylül 2025'te kendisi tanıttı. Yeni başlayan için normal kipten iyidir, çünkü yavaşlığı öğrenmenin kendisidir. Google'ın kendi sayfası Gemini web uygulamasının 230'dan fazla ülke ve bölgede çalıştığını söylüyor ve İran o listede yok.
- Claude Bir kez açıklayıp sizin anlamadığınız durumlar için iyi. Anlamadım deyin ve daha basitini isteyin, başka bir açıdan yeniden anlatır; kayıtlı bir video bunu yapamaz. İran, Anthropic'in desteklenen ülkeler listelerinin ikisinde de yok ve bunu ağ testiyle değil, Anthropic'in kendi sayfasında okuduk.
- Gemini Notebook Cihazınızın kılavuzu elinizdeyse, içinde aramak yerine dosyayı verin ve sorularınızı o belgeye sorun. Yanıtlar modelin belleğinden değil, verdiğiniz kaynaktan gelir; kimsenin okumaya sabrının yetmediği bir kılavuz için bu gerçek bir fark yaratır.
Nerede geri teper
Buradaki risk yeni başlayan için profesyonelden büyüktür ve sebebi basit: yanlış yanıtı henüz ayırt edemiyorsunuz. Model aynı kendinden emin tonla Windows ayarlarında var olmayan bir seçeneğin adını uydurur ya da sizin sürümünüzde başka yerde duran bir yol verir. Anthropic bunu kendi belgelerinde halüsinasyon diye adlandırıp azaltma yollarını anlatıyor; yani üretici de bunu söylenti değil, gerçek bir zayıflık sayıyor. Sizin kuralınız şu: modelin makineniz hakkında söylediği her şey makinenizde görülmelidir. Bir seçeneğin şu ekranda olduğunu söylüyor ve orada yoksa, hata sizin değildir; yeniden sorun ve gerçekte ne gördüğünüzü anlatın. Bu araçların İran'dan nasıl kullanılıp ödenebileceği içinse satın alma rehberi tam olarak bunu topluyor.
Kaynaklar: Google: Guided Learning in Gemini Google: where you can use the Gemini web app Anthropic: supported countries Anthropic: reduce hallucinations
Bu tavsiyenin sınırı
Bu tanım bilerek küçük tutuldu. Gerçek bir bilgisayarda burada adı geçmeyen başka parçalar da var: anakart, güç kaynağı, ekran kartı, ağ kartı. Daha önemlisi, tanımı anlamak size hiçbir beceri kazandırmaz. Bu dersten sonra hangi dizüstünü alacağınızı, makinenizin neden yavaşladığını ya da kaybolan dosyanın nereye gittiğini hâlâ bilmiyorsunuz. Onların yanıtları bu yolun ilerisinde. Bu dersin yaptığı şey, geri kalanını anlamlı kılmak.
Kendi işimizden
Bu dersin denetlendiği gün, size bu sayfayı veren sunucuda aynı beş parçayı saydık. nproc komutu dört işlem çekirdeği olduğunu söyledi, free -h yaklaşık sekiz gigabayt bellek bildirdi, df -h ise neredeyse dolu 75 gigabaytlık bir disk gösterdi. Buraya kadar sıradan bir dizüstü gibi duruyor. Farklı olan şu: bu makinenin klavyesi yok, faresi yok, monitörü yok ve başında kimse oturmuyor. Girişi tarayıcınızın gönderdiği istek, çıkışı ise okuduğunuz bu metin. Aynı beş parça, tek biri bile görünür olmadan. Aynı tek makine, aynı anda bizim birkaç sitemize daha hizmet ediyor.
Gerçek devam soruları
Bilgisayarla dizüstü arasındaki fark nedir?
Bu türde değil, adlandırmada bir farktır. Dizüstü, parçaları taşınabilsin diye bataryayla birlikte tek bir katlanır gövdeye sığdırılmış bir bilgisayardır. Masadaki kutu da bilgisayardır; parçaları yalnızca daha dağınık ve genellikle daha kolay değiştirilebilir.
İnternetsiz bir bilgisayar ne işe yarar?
Tam olarak yapıldığı iş için: hesaplamak, yazmak, saklamak, oynatmak. İnternet bilgisayara eklenmiş fazladan bir yetenektir, tanımının parçası değil. Mektup yazmak, fotoğraf düzenlemek, cihazda duran bir filmi izlemek ve hesap tablosunda çalışmak internetsiz olur.
Telefon bilgisayarsa neden her şeyi yapamıyor?
Çünkü üzerinde neyin çalışacağına üreticisi karar veriyor ve çünkü ekranı ile klavyesi uzun iş için yapılmadı. Buradaki sınır donanım sınırı değil, bir tercih: aynı parçalar başka bir gövdede ve başka bir işletim sistemiyle başka işler yapardı.