Önemli bir anahtar kelime için kaç kez yedinci ya da sekizinci sırada çıkıp "fena değil, en azından ilk sayfadayız" diye düşündünüz? Biraz üzücü bir gerçek var: ilk sayfa ile birinci sıra, gerçek trafik açısından tamamen farklı iki dünyadır. Bu farkın neden bu kadar önemli olduğunu anlamak için önce "anahtar kelime sıralaması"nın tam olarak neyi ölçtüğünü bilmemiz gerekiyor.
Anahtar kelime sıralaması tam olarak ne demek?
Bir anahtar kelimenin sıralaması, sitenizin Google'ın organik sonuç listesinde o arama terimi için bulunduğu konumdur; birinci sıra, reklamların ve özel kutuların altındaki ilk sonuç anlamına gelir. Bu sayı her anahtar kelime için ayrıdır: siteniz "kurumsal web sitesi tasarımı" için üçüncü sırada olabilir, "web sitesi tasarım fiyatı" için ise ilk otuz sonuç arasında hiç görünmeyebilir. Bu yüzden hangi kelimeden bahsedildiğini belirtmeden "sitemin sıralaması" demek, pratikte anlamsızdır.
Neden herkes için sabit tek bir sayı yok?
Çoğu kişinin yanlış anladığı bir nokta var: Google sıralaması, arama yapan kişinin kimliğine göre değişmez; Google, organik sonuçların kişiselleştirilmediğini açıkça belirtir. Ama gerçekten sıralamayı değiştiren iki şey var: konum ve cihaz. Bir fırının "İstanbul'da pastane" aramasındaki sıralaması, aynı ifadenin başka bir şehirden aranmasıyla farklılık gösterebilir; mobil sıralama da masaüstüyle her zaman aynı olmayabilir. Yalnızca bir kez ve tek cihazdan kontrol ettiyseniz, elinizdeki tablo eksik olabilir.
Bir kelimenin sıralamasını doğru şekilde nasıl kontrol ederiz?
En basit yöntem, Google'da gizli sekmede doğrudan arama yapmaktır; bu, en azından kendi tarayıcı geçmişinizin etkisini bir ölçüde ortadan kaldırır. Ancak bu yöntemin iki sorunu var: zaman alıcıdır ve birden fazla şehirde birden fazla kelimeyi takip etmek pratikte imkânsız hale gelir. Tam da bu yüzden özel sıralama takip araçları geliştirilmiştir; yaygın ve pratik birkaç yöntemi "Google'da Site Sıralaması Nasıl Kontrol Edilir (5 Yöntem)" yazımızda ele aldık.
1. sıra ile 3. sıra arasında gerçekten ne kadar fark var?
İşte tam burada sıralama sayısı ticari bir anlam kazanır. Tıklama oranı (CTR), ilk sıralar arasında ciddi biçimde düşer; yani beşinci sıradan ikinci sıraya çıkmak, sadece birkaç puanlık değil, gerçek trafikte kat kat bir artış getirebilir. Sıralama ile tıklama oranı arasındaki kesin ilişkiyi "CTR ve Sıralamayla İlişkisi" yazısında detaylandırdık.
Tek bir kontrolden sürekli takibe
Tek seferlik bir kontrol, yalnızca bir anın fotoğrafıdır. İşletmeye asıl faydalı olan, trendi görebilmektir: yeni içerik yayınladıktan sonra sıralama yükseldi mi? Bir algoritma güncellemesinden sonra düştü mü? Yeni bir rakip ilk sayfaya girdi mi? RGB Rank Tracker tam olarak bunun için tasarlandı: her seferinde manuel arama yapmanıza gerek kalmadan, aynı verilerden rakip sıralamalarıyla birlikte otomatik günlük sıralama takibi sağlar.
Sayısal bir örnek: 7. sıra ile 2. sıra neden yerden göğe kadar farklıdır
"Makine halısı satın al" ifadesini ele alalım. Bu ifadeyi arayan kullanıcı genellikle ilk iki veya üç sonuçtan birine tıklar ve üstteki sonuçlardan memnun kalmadıkça nadiren yedinci sonuca kadar iniş yapar. Bu, ürün kalitesi neredeyse aynı olan iki halı mağazasının, sadece beş sıralık bir fark yüzünden Google'dan tamamen farklı sayıda ziyaretçi alabileceği anlamına gelir. Sıralama, bu anlamda basit bir derece sayısı değildir; doğrudan gerçek ciroyu etkiler.
Bir kelime için iyi, başka bir kelime için zayıf sıralama
Yaygın bir hata, iki farklı kelimenin sıralamasını birbiriyle kıyaslamaktır. Aylık binlerce arama alan bir kelimede üçüncü sırada olmak, ayda birkaç kez aranan bir kelimede birinci sırada olmaktan çok daha fazla ticari değer taşır. Bu yüzden "şu kelimedeki sıralamamız iyi" dediğimizde, bu sıralamanın hangi arama hacmi ve hangi rekabetle birlikte anlam kazandığını her zaman aklımızda tutmalıyız, tek başına değil.
Ekibimiz bir kelimenin sıralamasını pratikte nasıl yorumluyor?
Yeni bir müşteri için sıralama durumunu incelerken, asla sadece bir sayı listesine bakmayız. Önce hangi kelimelerin ilk sayfaya yakın ama henüz içinde olmadığını görürüz; bunlar genellikle görünürlüğe az bir mesafe kaldığı için hızlı iyileştirme açısından en düşük maliyetli fırsatlardır. Sonra büyük çabaya rağmen hiç kıpırdamayan kelimelere bakarız; bunların ya rekabeti gerçekçi değildir ya da mevcut içerik kullanıcı niyetini yeterince karşılamıyordur. Bu ayrım, kuru bir sayı raporu ile gerçek bir eylem planı arasındaki farktır.
Bir sıralamayı yorumlamadan önce sorulması gereken sorular
Bir sıralama sayısına baktığınızda, doğru yorumlamanıza yardımcı olacak üç basit soru vardır: bu sıralama hangi cihaz ve konumdan kaydedildi? Birkaç gün önce bu sayı neydi? Ve aynı sırada yer alan rakipler kimler, değiştiler mi? Bu üç sorunun cevabı olmadan, tek bir sayı, ister aşırı iyimser ister gereksiz yere endişe verici olsun, kolayca yanıltıcı olabilir.
Sıralama ile gerçek trafik; neden bu ikisini aynı saymamalıyız
İyi bir sıralama, görünme fırsatı verir; ama bu fırsatı gerçek bir ziyaretçiye dönüştürmek başka faktörlere de bağlıdır: çekici bir başlık, zengin sonuç parçacığının varlığı ve hatta mevsimlik kelimeler için yılın hangi ayı olduğu. Üçüncü sırada olup zayıf bir başlık yüzünden, başlığı daha iyi yazılmış beşinci sıradaki bir sayfadan daha az trafik alan sayfalar gördük. Bu yüzden sıralama, başarının tek ölçütü değil, önemli bir girdisi olarak görülmelidir.
Hiçbir referans sayının bile olmadığı durum: yeni ortaya çıkan kelimeler
Tamamen yeni kelimeler için, örneğin adı henüz pazarda oturmamış yeni bir ürün çıkardığınızda, hiçbir araç sıralamayı anlamlı bir bağlama oturtacak geçmiş veriye sahip olmayabilir. Bu durumda tek gerçekçi yol, olmayan hazır bir kıyas beklemek yerine, sıralamayı ilk günden itibaren kaydetmek ve kendi geçmişinizi oluşturmaktır. Bu tür kelimelerde sabır, işin ayrılmaz bir parçasıdır.
Bir diğer nokta da şu: yeni ortaya çıkan kelimelerde başlangıçta genellikle az rekabet olur, çünkü henüz çok az kişi bunlar için içerik üretmiştir. Bu gerçek bir fırsattır: ilk günlerde güvenilir ve doğru bir içerik yayınlarsanız, rakipler gelmeden önce yüksek sıralamalar elde etme şansınız yüksektir; genellikle çok çabuk kapanan bir pencere.
Sıralamayı gerçek bir ticari hedefe nasıl bağlarız
Sonuçta sıralama, yalnızca bir ticari hedefe bağlandığında anlam kazanan teknik bir sayıdır: kaç satış fırsatı, kaç arama, kaç satın alma. Takibe başlamadan önce, bu kelimenin arkasındaki asıl hedefin ne olduğunu kendinize sorun; net bir cevabınız yoksa, en iyi sıralama bile başarılı olup olmadığınızı size söylemez. Bu hedefi tanımlamak, herhangi bir sıralama sayısını doğru okumanın ön koşuludur.
Hatırlanmaya değer ince bir fark
Birinci sıra, normal organik sonuç listesindeki ilk konum anlamına gelir; kullanıcının sayfada gördüğü ilk şey olması gerekmez, çünkü bazen üstünde reklamlar veya hızlı yanıt kutusu gibi başka bölümler görüntülenir. Bu yüzden gerçek bir birincilik bile her zaman sayfadaki en üst görsel konum anlamına gelmez; raporları yorumlarken akılda tutulması gereken küçük bir ayrıntı.
Her büyük karardan önce önerdiğimiz basit bir alışkanlık
Sıralamaya dayalı büyük bir karardan önce, pazarlama bütçesini değiştirmeden, bir kampanyayı durdurmadan ya da yönetime başarıyı duyurmadan önce, bu bölümün başındaki üç soruyu bir kez daha gözden geçirin. Birkaç dakikalık bu gözden geçirme neredeyse hiçbir şeye mal olmaz, ama eksik bir sayıya dayanan pek çok aceleci kararın önüne geçer.
Sonuç
Anahtar kelime sıralaması basit bir sayı gibi görünür ama arkasında birkaç katman gerçek vardır: kelimeye, konuma ve cihaza bağlıdır, kişiselleştirilmez ve tek bir anlık sayıdan daha önemli olan, zaman içinde gördüğünüz trenddir. Sitenizin önemli kelimeleri için nerede durduğunu hâlâ bilmiyorsanız, Google Sıralama Kontrolü'nde ücretsiz bir kontrol iyi bir başlangıç noktasıdır.
Son olarak, nereden başlayacağınızdan hâlâ emin değilseniz: sizin için en yüksek ticari değere sahip beş ila on kelimelik kısa bir liste oluşturun ve aklınıza gelen her kelime yerine önce bunları takip edin.
Yorumlar ve Sorular
Bu yazı hakkında bir sorunuz mu var? Sorun, yanıtlayalım.
Henüz yorum yok; ilk olun.